Metin Cengiz ve Hayat Bir Düş

Bütün bunlar Metin Cengiz’in genç ruhuna yetmemiş; ince, derinlikli, iyi okuma ve öngörülebilirlik isteyen 'eleştiri' kitaplarıyla da ağır bir yükü omuzlamış..

0

Metin Cengiz Türk edebiyatına değer katan, üreten ve ürettikleriyle yetinmeyen çalışkan bir Kişilik. Yalnızca şiirle yetinmemiş. Fransızcadan çevirdiği Şiirlerle şiir bilincinin artması için katkıda bulunmuş, bulunuyor. Yine aynı amaçla gördüğü sorunlar üzerine birçok araştırma ve teorik kitap ve yazı yazmış, yazıyor. Bütün bunlar Metin Cengiz’in genç ruhuna yetmemiş; ince, derinlikli, iyi okuma ve öngörülebilirlik isteyen ‘eleştiri’ kitaplarıyla da ağır bir yükü omuzlamış. Şiirden yayıncılığı 2005’te bir grup arkadaşıyla kurduktan sonra kısa zamanda yanına iki aylık edebiyat dergisi olan Şiirden Dergisini yayımlayarak okurla buluşmasını sağlamış. Şiirden Dergisi tartışmalı, eleştirel ve seçici: yani, günümüz hastalığı olan ve her geçen gün yüzüne çıkan dost-ahbap ilişkisi üzerinden kurulan ilişkilerden çok uzakta, ilkeye ve değere dayalı çizgisinde emin adımlarla Türk Edebiyatı’na katkıda bulunuyor. Gençlere yer veren, sorgulayan duruşu da övgüye değer. Bu bir bayrak devridir. Nesilden nesile..

Hal böyle olunca deneyimli şair ve düşünce üreten Metin Cengiz’in yeni şiirleri ve hazırladığı şiir dosyalarını merak ediyor insan. Acaba ne bulacağız? Neler dile getirilmiş, nasıl biçimlenmiş, yeni yola koyulmuş genç şairlere neler bahşediyor, sunuyor Metin Cengiz?

Evet, Metin Cengiz’in on beşinci şiir kitabı olan ‘Hayat Bir Düş‘ isimli şiir kitabı iki hafta önce okurla buluştu. Şiirden yayıncılıktan yayımlanan Hayat Bir Düş şiir kitabında elli bir şiir yer alıyor. Kitabın girizgâhında şair poetikasını madde madde sıralamış. Neden şiir? Diye soran şairin cevabına bakalım: “benim için şiir varoluşumu anlamanın, dünyayı kendi açımdan anlamlandırmanın dışında dünyada olup bitenlerin bende bıraktığı etkiye cevap vermenin yoludur…” diyen Metin Cengiz, günümüz şiirine de eleştirisini sakınmadan dile getiriyor: “ Oysa günümüzde genel eğilim sahici olmayan, kapalı şiir yazma yönünde, yani herkes derinliğin ardında ‘ne denli derin’ desinlerin ardında. Ancak yazılanların çoğu başarısız ” evet Metin Cengiz’in bahsettiği ‘ne denli derin’ tespiti yerinde ve ayakları yere basan bir eleştiridir. Okuyoruz, dinliyoruz, anlamaya çalışıyoruz fakat günümüz genç şairleri genel olarak anlaşılmaz, kapalı (ermetik) bir şiir yazmaya çalışıyor. Peki, bu eğilim nerden kaynaklanıyor? Kanımca bunun bir nedeni ve nedenin doğurduğu bir sonucu var ortada. Birincisi ve en önemli olan: şiirlerin gittikçe birbirine benzemesi, okurda heyecan yaratamaması (küçük İskender’i takip eden çocukların şiirlerine bakın, fabrikadan çıkan ürünler gibi tektip ya da tamamen taklit ürünü). Böyle bir şiirin ardında olanlar, farkında olsunlar ya da olmasınlar farklı yaratımlar, biçimler, söylemler ortaya koymak adına ‘kapalı’ şiir yazmaya çalışmaları bize bu veriyi veriyor. Bu tür kapalı şiir yazan şairlerin ‘neyi’ unuttuğu nerede takılıp kaldığını unuttuğunu Metin Cengiz hatırlatıyor: “ Kapalı şiir ne imliyorsa hissettirmeli, yani doğrudan anlaşılır olmasa da anlaşılabilir olmalı, ne dediği kestirilmeli. Bilmecenin bile anlaşılır olma yönünde ilerleyen kendine özgü bir yapısı vardır. Kapalı şiirin dili de böyledir, gittikçe anlaşılır olmaya doğru açılır açılmalı. Etkisi iz bırakmalı.” Hayat Bir Düş ’teki şiirleri okumaya başlamadan bizi şiirin ne’liği üzerinden sorgulamaya, zihnimizi kurcalamaya yönlendiriyor. Sadece şiir okumuyor okur şiirin kodlarını da veriyor Şair.
Hayat Bir Düş şiir kitabında şiirlerin nasıl aktığını ses ve ritmin uyumunu, hakikat ve felsefenin birlikteliğinden harmanlanan bilinci okuyoruz. Ayakları yerden kesen şiirler, genç bir ruhu taşıyan olgunlaşmış şiirlerle hem var’ı hem de yok’u olan aşkın girdaplarında uzun soluklu bir yolculuğa çıkarıyor Şiirler bizi:
GÜL
Şu imgemdeki biçimli bahçen
Gidip gelemediğim geçmiş gibi
Orada hep öyle güzel açacak
Sonsuzluk içinde açacak
İmgemdeki o bahçe.

Bu şiirler usta işi, bir ömrün şiire adanmış dışavurumunu okuyoruz. Eleştiride hakikatli, çevirilerle örnek sunan şairin şiiri: ‘gidip gelemediğim geçmiş gibi’ diyor ‘orada hep öyle güzel olacak’ diye devam eden Gül şiiri neyi anlatır, kaç anıyı ve yüzleşmekten kaçtığımız gerçekleri hatırlatır. Geçmiş herkese bambaşka Şeyler ifade eder. Özlenen mi kaçınılmak istenilen mi? Şair için özlenen ve hep güzel kalacak olan bir geçmişi ifade ediyor ve sonsuz olmasını arzuluyor. Bu bir hakikattir şairin biçimli bahçesinde. Şairin bahçesi bir deryadır, o deryada aşklar, arzular, kaybedişler, özlemler, geçmişler, imgeler ve sesler bizi karşılıyor. Somut olduğu kadar soyutla şahlanan sözcükler.
Hayat Bir Düş kitabındaki Ocak şiiri isyanın gücünü hafızaya ve yüreğe bir kez daha işliyor.
OCAK
(…)
Kötüler ne gölge bırakmış ne dal
Daha çok gerekiyor şiir ve hafıza
Daha çok özgürlük duygusu
Nerdesin ey Tanrı?
(…)
Özgürlüklerin ve insan haklarının baltalandığı karanlık ve despotik dönemlerde yaratılan eserlere baskılar kaçınılmazdır. Bu baskıların sonuçları: köhne, despotik dönemlerin bitimiyle gün yüzüne çıkar. Şiirin hafızası ve sesi unutturmaz. Hayat Bir Düş kitabı hayata dairdir, sevgiyi ve umudu işlemiştir.

Çayan Okuduci – GazeteTAMAM.com

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Adınızı yazın